person
0
Parvekirî
0
Şopîner
0
Şopandin
menu_bookE-Pirtûk translateKurdî Hîn Bibe
tuneMîheng
styleTasarım
brightness_6Xuyangeh
dark_modeModa Tarî
paletteReng
format_sizeMezinahiya Tîpan
15px
font_downloadCureyê Tîpan
translateDil
© 2025 Heftreng

Kelebeğin Ölüm dansı

H
schedule5 xul

❗️Yazıyı okurken size eşlik etmesi için dinlemenizi tavsiye ederim: Perdenin Ardındakiler & Mark Eliyahu~Uzaklara Savrulalım



   Öncelikle bir soru ile başlamak isterim yazıma. Kelebekler kaç gün yaşar bilir misiniz? Bir mi yoksa üç mü? Kimileri için bir kimileri için üçtür bu sorunun cevabı. Fakat yanlış bilinir tüm bunlar. Kelebekler türlerine bağlı olarak bir hafta ila bir yıl arasında yaşayabilirler. Yalnız bu süreç boyunca defalarca ölmek isterler. Belki de bizim bildiğimiz *kelebeklerin ömrü bir gündür* yanlışı onların hayallerinin bir parçasıdır. Kim bilir? Düşünsenize ölmek için kanat çırpan bir kelebek... 



 
  Havada uçuşurken yakaladım o kelebeği. Çiçekten çiçeğe konarken... Konduğu her çiçeğe derin anlamlar katan o muhteşem kelebeğe rastlamıştım o gün. Gökyüzünün sonsuzluğunu içine çekercesine, mutlu kanat çırpınışlar... Sanki.. Sanki hayatın tadını çıkarıyormuş gibiydi. Hep uzaktan izledim onu. Bir gün benim de, o her zaman buğulu olan pencereme konacağı günü bekliyordum. Ve sonunda gelmişti. Ama her zamanki gibi neşesi yoktu. Yorgun görünüyordu. O rengarenk kelebek renklerini soldurmuştu. Konuşmaya başladı. Sadece dinledim. Hiç soru sormadan, sözünü kesmeden, hislerine eşlik ederek.. Konuşurken anladım ki havadaki o kanat çırpınışlar mutluluktan değildi. Ölmek için çırpındığını nerden bilebilirdim ki? Konduğu her çiçeğe derin anlamlar yüklemiyordu. Sadece yol arladaşlarına veda konuşması yapıyordu. O yüzden küsmüştü bütün papatyalar ona. Anlayamamıştım. Ne yapmam gerekiyordu ki? Konuşmasını bitirdi. Uzun uzun baktık birbirimize. Gündüz vakti karanlık çökmüştü odama. Artık gitme vakti gelmişti küçük kelebeğin. Son bir kez baktı bana. Gözleri dolmuştu. Ağzından son sözleri dökülmeye başladı. Gitsin istemiyordum. Neydi onu bu kadar yoran? Yoksa yalnızlık mıydı onun da korkusu? Tekrardan kanat çırpmaya başladı. Etrafımda bir tur attı, alnıma bir öpücük kondurdu. Sonra bir şey oldu. Hareketleri son bulmuştu. Neden hareket etmiyordu? Hayır!  Hayır! Olamazdı. “Ölemezsin sen minik kelebeğim. Lütfen beni affet. Lütfen benimle kal. Sana ihtiyacım var.” Uykuya dalar gibi yavaş yavaş yok oldu.

  


       İşte tam da o gün anlamıştım kelebeklerin ömrünün kaç gün olduğunu. Kelebeklerin ömrü bir gündü. Evet bilimsel olarak yanlış bir bilgiydi bu ama yanlışın peşinden gitmemiz gerekiyordu. Bazen yanlışlar doğrulardan, yalanlar gerçeklerden daha samimi gelirdi insanlara ve belki de bazen kendimizi kandırmamız gerekiyordu. Hata mı ederdik bilmiyorum ama bildiğim bir şey var ki o an mutlu olurduk.           




Okuduğunuz için teşekkürler🌼

Şîrove

0
chat_bubble_outline'+t('prof.noComments')+'
person
Bar dibe...
dynamic_feed Herikîn
person
bookmarkTomarkirî
photo_cameraGörsel Paylaş
Arka Plan
person
edit
Bikarhêner
0
Parvekirî
0
Şopîner
0
Şopandin
SON PAYLAŞIMLAR
Şopîner
favoriteHez kirine
format_quoteAlıntı Ekle
Alıntı Metni *
Kitap Adı
auto_stories
Yazar
person
rate_reviewYazı Gönder
admin_panel_settingsPanela Rêvebir
Agahdarî
campaignAgahdarî Bişîne
notifications_offHîn agahdarî tune.
H
Tarayıcıda Aç
Giriş için tarayıcıyı kullan
Heftreng
Sepanê Daxîne
Li ekrana sereke zêde bike
H
Heftreng’i Yükle
Ana ekrana ekle — ücretsiz, hızlı
1
Alttaki Paylaş butonuna dokun
2
“Ana Ekrana Ekle” seçeneğini seç
3
Sağ üstten “Ekle”ye dokun
arrow_downwardPaylaş butonu burada
check_circle
DEBUG KONSOL
Yukleniyor...