Kayıtlar

Fransız Teğmenin Kadını John Fowles

Kitap hakkında küçük notum John Fowles, “Fransız Teğmenin Kadını” adlı o mistik romanında, Charles adlı zengin bir soylunun Sarah adında bir hizmetçiye bir anda aşık olup, onun ortadan kaybolmasından sonra içindeki o nerden geldiği belli olmayan büyük bir inançla yıllarca izini sürmeye başlar bu esrarengiz kadınının... Nerde olduğunu bilmeden, şehir şehir dolaşarak, günlerce, aylarca sürer bu arayış… Ne olursa olsun Charles’ın içindeki inanç bitmez, tek dayanağı odur çünkü… . . Göremediği bir şeye inanmıştır ve ne yazık ki, Başka güvenebileceği bir şey kalmamıştır… Ne olursa olsun sevdiği kadını bulacaktır, onu göremese bile ona inanmaktadır, onun yanında olmasa bile onu sonsuz bir aşkla sevmektedir…. Peki siz olsanız ne yapardınız? Kısa bir süre içinde gördüğünüz bir insana çılgınlar gibi aşık olduğunuzun biraz geçte olsa farkına varsaydınız ve ona koşarak gittiğinizde yerinde bulamasaydınız, üstelik nereye gittiğine, kimin yanında olduğuna dair en ufak bir detay bile öğrenemeseydi...

Pencereyi Kapama Gök Dolabilir İçeri

Arkadaş Zekai ÖZGER Pencere Şiiri Ve Hikayesi "Pencereyi kapama gök dolabilir içeri" Sözleriyle büyülen şairin hikayesine bir göz attım bugün...  Mayıslar hep ölümü hatırlatır bana işte Arkadaş lakabıyla Zekai ÖZGER'ide daha 25'inde 5 Mayıs 1973'te genç Mayıslar kuşağına yolcu ettiğimizi öğreniyorum... Sonra şiirlerin, öykülerin, aşkların, şarkıların, doğa’daki tüm uyanışların görkemli buluşmalarını, yürek vuruşlarını duyumsadım içimde. Kırmızı karanfil sağanağına tutulur gibi oldu gönlüm. Sanki tünellerden gürültüyle geçen tarih vagonları savaşımlar, sevinçler, coşkular, acılar, devrimler, darbeler yaşamış zamanları taşıdı günlüğüme. Ve "Pencere" şiiri beni öyle sarmıştı ki... Neden göğü doldurmalıydım içime; o zaman daha iyi anlıyordum. Pencereyi açtığımda gök ve mavi içeriye dolarsa; ancak içime doldurabilecektim.... İşte anca pencereyi kapamadan; umut vaadeden gökyüzünü ve kuşları içime doldurabilecektim... Ve beni duyabilmeleri iç...

Romana Şiir Katınca

Bilki sevda hakikat barındırmıyorsa zehir gibidir. Her içişinde intihar girişimi kadar günahkarsın. Ve sevmek yürekten yüreğe doğru yol alırsa hele birde doğru kişiyi sevmişse yürek. Tüm engeller aşıla aşıla Ferhatı Şirine götürmesini bilir." . .  Okudukça yeniden başa sarıp tekrar okumaya başlıyorum aynı cümleleri. Sonra bana doğru yaklaştı, yaklaştıkça içime bir heyecan sarıyordu. Onu düşleyerek o okuduğum satırlar adeta onu bana yaklaştırıyordu. . Ona dair gecenin birinde yazdığım şu şiir ruhumda yeniden filizleniyordu adeta... . . .  Yağmuru seviyorum, toprak kokacaksa... Bu şehri seviyorum, içinde olacaksa... Kitapları seviyorum, onu anlatacaksa... Gökyüzünü seviyorum, onun rengindeyse... Onu seviyorum, onu seviyorum... . . Sonbaharda çiçeklerde açarmış İnsan bir iken iki de olurmuş Mutluluk bazende iki çift gözdeymiş Ona vurulunca, dünya cennette olurmuş Onu seviyorum, onu seviyorum." . . Ve size şu kadarını söylemek isterim... . . . Ruhunu ...