Kayıtlar

Dersa Kurdî: Peyv (Kürtçe ders: Kelime)

Resim
  📑 Naverok (İçindekiler) 1. Li gorî dengdanê peyv (Sözcüklerin seslendirilmesine göre) 2. Li gorî çêbûna peyv (Sözcüklerin yapısına göre) a) Peyvên basît (Basit sözcükler) b) Peyvên pêkhatî (Türemiş sözcükler) c) Peyvên hevedudanî (Bileşik sözcükler) 3. Li gorî navendê peyv (Sözcüklerin köklerine göre) a) Navendên navî (İsim kökleri) b) Navendên fiilî (Fiil kökleri) c) Ji navendên fiilî peyvên nû çêkirin (Fiil köklerinden yeni sözcükler türetme) 1. Li gorî dengdanê peyv (Sözcüklerin seslendirilmesine göre) Peyvên Kurdî dibe yek-kîte (tek heceli) an pir-kîte (çok heceli). a) Peyvên yek-kîte (Tek heceli sözcükler) av (su) nan (ekmek) baş (iyi) çem (çay, dere) sor (kırmızı) got (dedi) jîn (yaşam) b) Peyvên pir-kîte (Çok heceli sözcükler) agir (ateş) nîştiman (vatan) derman (ilaç) vejîn...

Alfabeya Kurdî (Kürt Alfabesi)

Resim
  Silav hevalên hêja! Îro em ê bi hev re li ser alfabeya Kurdî û dengê tîpan bisekinin. Alfabeya me ji 31 tîpan pêk tê. Werin, em her tîpekê bi hûrgilî nas bikin. (Merhaba değerli arkadaşlar! Bugün birlikte Kürt alfabesi ve harflerin sesleri üzerinde duracağız. Alfabemiz 31 harften oluşur. Gelin, her harfi detaylıca tanıyalım.) 1. A a Bi Kurdî: Dengê "a" dengekî vekirî û zelal e. Mîna dengê di peyva "av" (su) de. Gava mirov dibêje qet zorî nade dev û ziman. (Türkçesi: "a" sesi, açık ve net bir sestir. "Av" (su) kelimesindeki ses gibidir. Söylendiğinde ağız ve dile hiç zorluk vermez.) Mînak (Örnek): ar (ateş), asîman (gökyüzü), nan (ekmek) 2. B b Bi Kurdî: Dengê "b" bi girtina herdu lêvan û ji nişka ve vekirina wan derdikeve. Mîna dengê di peyva "bav" (baba) de. (Türkçesi: "b" sesi, iki dudağın birleştirilip aniden açılmasıyla çıkar. "Bav" (baba) kelimesindeki ses gibidir.) Mînak (Örnek): baran (yağmur), baş...

Dersa Kurdî: Kişandina Lêkera "Çûn" (Kürtçe Dersi: "Gitmek" Fiilinin Çekimi)

Resim
Hevoka Bingehîn (Temel Cümle): Ez diçim malê. (Ben eve gidiyorum.) Em ê niha vê hevokê li gorî demên sereke û kesan bikşînin. (Şimdi bu cümleyi temel zamanlara ve şahıslara göre çekeceğiz.) 1. Dema Niha (Şimdiki Zaman) Di dema niha de, pêşgira "di-" tê ber lêkerê û paşgira kesane jî tê dawiya lêkerê. (Şimdiki zamanda, fiilin önüne "di-" öneki ve sonuna şahıs eki getirilir.) Kes (Şahıs) Hevoka Kurdî (Kürtçe Cümle) Wateya Tirkî (Türkçe Karşılığı) Ez (Ben) Ez diçim malê. Ben eve gidiyorum. Tu (Sen) Tu diçî malê. Sen eve gidiyorsun. Ew (O) Ew diçe malê. O eve gidiyor. ...

Her Kaçış Yüzleşilmeyen Derin Bir Yara

Resim
Kaçtığımız anılar, duygular ve gerçekler zamanla bize dokunulmaz gibi gelir. Gözlerimizi kaçışların ardındaki gerçeklere çevirdiğimizde ise içsel bir yüzleşme başlar. Bu zorlu süreçte derin yaralarımızı açıkça görmek iyileşme yolculuğumuzun ilk adımıdır. Kaçışlar , kendimizi koruma refleksi olarak ortaya çıksa da zamanla zincirleri olmayan bir hapis haline dönüşebilir. Yüzleşmek cesaret gerektirir, ancak bu cesaretle içsel gücümüzü keşfeder ve iyileşmeye başlarız. Kaçışlar sadece dışsal değil, aynı zamanda içsel bir süreçtir. Kendi zihinsel engellerimizle yüzleşmek ve duygusal karmaşalarımızla başa çıkmak içsel bir dönüşümü mümkün kılar. Derin yaraların iyileşmesi için kendi iç dünyamızda yaptığımız bu yolculuk bizi daha güçlü, anlayışlı ve bütünleşmiş bir birey haline getirebilir. Kaçışın ötesinde, yüzleşmenin getirdiği içsel özgürlük ve huzur vardır. Derin yaraların ortaya çıkması ve iyileşmeye başlaması gerçek bir dönüşümü müjdeler. Kaçışlar yerine yüzleşmek, kendi iç dünyamızın der...

İnsanın İçinde Ne Var

Resim
Bana bir gün deselerdi ki gün gelecek, hayata dair beslediğin umut, içindeki heyecan, saf ve güzel düşüncelerin, her şeye bu kadar olumlu yaklaşmaların ve bir çok şeyi değiştirebileceğine dair inancın ve daha dahası... Evet bu saydıklarımın hepsinin birer birer yıkılacağını ve yerine insanlara karşı büyük bir ön yargının, insanlığın utanç verici davranışları, dünyanın iyiye değil de sürekli kötüye doğru gittiğini dile getirselerdi... O insanlara mutlaka kızacaktım. "Siz ne diyorsunuz diye soracaktım." Neyse ki insanlar bana bunları söylemediler aslında kötü yaptılar ve söylemiş olsalardı. "Siz ne diyorsunuz?" Diye soracaktım. Ve savundukları tezlerini boşa çıkarmaya çalışacaktım. Hey o insanlar benden önce dünyanın bozuk düzeninden haberdar olduğunuz halde ve bunu kabul etmeyeceğimi bildiğim halde "neden beni uyarmadınız" demekten kendimi alıkoyamıyorum. Sahi dünyanın düzeni hep bozuk muydu? Çağlar boyu insanlar iyiye ve doğruya ne derece de ulaşabildiler....

Mektuplarla Veda

Resim
Kaç şiir gecti aradan bilmiyorum ama ben seni özledim. İlk oyuncağımla oynadığım mutluluk gibiydi seninle acılarım. Belkide acılardı beni sana bağlayan. Olmadı ilk oyuncak oynamasını bilmedigin için kırılır ya hep. İşte ben oynamasını bilmediğim için sende beni kırdın. Ve hep senden büyük birinden abladan, abiden, babadan ,anneden istersin ya tamir etmesini, edemediler kalbimi tamir. Olmadı her bir araya getirdiklerinde parçaları bir yapboz gibi uyandığımda yine parçalandı. Aslıda senin suçun yoktu ama kızacak biri lazımdı bana. İnsan en cok sevdiğine kızarmış ya benim ki de ondan. Ama hiç uyanmamayı diledim uzunca bir süre. Hayata baglı yaşayıp ama ipim hic kopmasın istedim.  Hayat salıncağında sallanmak ama hiç kopmasın istedim ip.  Olmadı koptu...   Bakma simdi özlem duyduğuma geçmişe. Dönebilseydim o günlere hiç aşık olmamak isterdim sana. Hiç yazmak istemezdim gönderilmemiş mektuplarımı. Hic yakmak istemezdim onları. Aşkı böyle yakan bir duygu olduğunu bilmek istemez...

Üç Katlı Bina

Resim
Karşımda üç katlı bir bina, yıkık dökük. Boyası gitmiş,sıvası dökülmüş, pencereleri kırık. Karşımda üç katlı bir bina, etrafında kediler yavrularını emziriyor. Ama  içinde yalnızlık  kalabalıkla kol kola geziyor. Bir kadın susmuş gözlerinden akan yaşlar konuşuyor. Adam aldatmış karısını af diliyor kızarmayan yüzüyle, çocuklar perişan biri hapishane parmaklıkları ardında, diğerleri kendilerini kurtarma çabasında.  Bir beton yığını gibi gibi duruyor karşımda ama her bir  tuğlası ağlıyor içeride yaşananlara. Her biri darmadağın olmuş hayatlar, her biri acı içinde insanlar. Karşımda işte o  bina yummuş gözlerini yaşlı kadın, evlatlarının acılarına. Herkes suspus olmuş, ölüm sessizliği almış her bir tarafı. Konuşsalar yıkılacakmış gibi bina... Ah üç katlı bina, her bir duvarında keder, her bir basamağında acı var. Konuş ey bina dök içini, anlat kahrını. Yıllardır durdun da ayakta kimse sormadı sana dayanabilecek misin diye, kaldırabilecek misin onca yükü...