Kayıtlar

Hayallerimiz Kırılıyor

Resim
Hayallerimiz kırılıyor. Yine hayal kurar, telafi ederiz bir şekilde... İnsanın hayali olması güzel bişey... Ama hayallerimiz yavaşça bir yok oluşa sürükleniyor farkında mısınız? Gittikçe daha az hayal kurmaya başlıyoruz. Bunu "insan zamanla gerçekliğe daha çok yaklaşır." İfadesiyle açıklayamayız elbette. Hayallerimizden vazgeçmemizin sebepleri var. Sebepler Kurduğumuz ilk hayalin kırıklığına uğradığımız ilk andan sonra; yeni bir hayal kurmaya başlamadan önce; hayatımızın ilk kuşkusunu yanımıza almaya başlıyoruz. Bu kuşku tüm hayatımız boyunca gerçekleştirmek istediğimiz her hayalin önüne engel olmaya yetiyor. Hal böyle olunca yavaşça perdeler çekiyoruz hayallerle aramıza... Evet hayatın gerçeklerini görmemiz gerekir. Ama hayallerin kurulamadığı bir hayatta gerçeklerin kaldıramaz tarafı vardır. İlk başta hayaller olmadan umut etmeyi başaramayız. Güzel bişeyler biriktirmeyi beceremeyiz. Ardımıza baktığımızda şöyle bir anım vardı diyemeyecek duruma geliriz. Hayal kurmadan gerçe...

Zaman baş döndürücü bir hızla geçiyor

Resim
Zaman baş döndürücü bir hızla geçiyor  Zaman baş döndürücü bir hızla geçiyor. Geçiyor geçmesine de bizden çok şeyi de alıp götürüyor. Peki biz zamanın neresindeyiz? Geçen zaman içinde kaç yaprak sararıp toprağa karıştı? Ölüm bizden ne kadar uzak ya da ne kadar yakın? Geriye dönüp baktığımızda sahi neyi başardık... Ardımızda bıraktığımız ya da bizi geride bırakanlar ne kadar bizden razı... Sorunlar burada baş göstermeye başlıyor. Kafamızı meşgul eden bir sürü konuyla boğuşmaya başlıyoruz. Zaman dediğimiz esrarengiz çizgi akıp gidirken boğuştuğumuz sorunlara feda ediyoruz zamanlarımızı... Ardından koca bir yorgunlukla kalakalıyoruz. Eh işte insan zaten mutsuzlukların yansıması değil mi? Belki de sadece mutsuzlukları yansıtabiliyordur. Ancak bunu başarabiliyordur.  Hayatlarımızı akıp geçen zaman içinde birer kabusa dönüştürürken acaba bir an durupta "ben ne yapıyorum diyebiliyor muyuz?" Hep bir düş soğukluğuyla yankılanırken bedenimiz içimizde birer burukluk yatıyor. Ne biz mutl...

Korku Nelere Engel

Resim
Bazen içimizde anlatmak istediğimiz onca konu birikiyor. Ama maalesef söze nasıl gireceğimizi bilmediğimiz için o konular birer kargaşalara dönüşmeye başlıyor. Bu yazıda öyle birikmişliklerin kargaşalığını okuyacağız... Bu kargaşalığın başlangıcında korku vardır. Çünkü korku, insanı hep bir tereddütle baş başa bırakır. İnsan korkunun neye engel olacağını nereden bir nefes eksilticeğini bilemediği için hayat boyunca "acaba şöyle yapsam mı?" Diye hep aklından geçirir. Eğer korkuları ağır basarsa hemen geriye adım atmaya başlıyor. Hatta bazen soluksuz bir kaçış içerisindedir. Böylelikle niyetlendiği durum karşında mağlup olmaya başlıyor. Hayat boyunca korku karşısında bir çok kez yenilen insan korkmaktan bir adım dahi geri adım atamıyor. Bunun yanında tecrübelerimizin bize onlarca kez gösterdiği bir gerçekliğimiz var. "Korkmanın kötü tarafı korktuğunun başına gelmesidir."   Kargaşa burada başlıyor. Bu nedenle korkmamak gerekir. Ama sanırım bu pek mümkün değildir. İste...

İnsanların Biriktirdiği Yağmur Taneleri

Resim
Bulutlar yüklerini kaldıramayınca, yeryüzüne yağmur olarak yağar. Zira insan için de bu durum böyledir. İnsan kendi iç dünyasında dolmaya başlar, bir sürü yükü aynı anda yüklemeye başlayınca taşacak bir liman, tutunacak bir dal, kendisini anlayacak bir dost ister. Tüm bu cümlelerimin üzerine çizikler atarak şöyle ifadeler geliştirmek istiyorum. Artık eskisi gibi güvenecek bir dal, bir insan göremiyoruz. Bu nedenle kendimizi artık bulutlarla kıyaslayacak durumda değiliz. Nitekim, inandığımız her insan bize koca bir hayal kırıklığını yaşatabiliyor. Ve biz artık bulutlar gibi olamayız. İçimizdeki yağmur tanelerini boşaltamayız. Bu ağır yükü kaldırmayı öğrenmeniz gerekecek... Belki de bu yükle yaşamayı öğrenmek gerekecek...  İfadeler Öyle sanıyorum ki zaman zaman söylediklerim her şeyi ifade edecek türde değillerdir. İzahını yaptığım bulutların durumu bizimkisine benzer olsun ya da olmasın. Benim için ifadelerin durumu şöyle izah edilebilir. "Bütün ifadelerimi birer birer ipe asarken,...

Bir insan bir insanı tamamlıyordu

Resim
Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Biz de hala biraz eksikler vardı. Bir baharla uyanıyorsunuz, uyandığınızı düşler misiniz? Çiçekler açmış ve kelebeksiz. Gökkuşağından mor rengini eksiltin... İçinizi bir huzursuzluk kapladı mı? Bir yerleriniz incildi mi? Eksiklikler tam olarak bunu yapar. Bir boşluğa böyle girilir.  Bir insan, bir insanı tamamlıyordu; Bülbül küsmüş, güvercin kafese hapsedilmiş, papatyalar birer birer koparılıyor yaşamlarından... Oysa biz bir kelebeğin uçuşunda severdik insanlarımızı, kuşları kafeslefinden azad ederken tutunurduk yaşama, sevgimiz dilden dile öterken dost canlısı bir sarılmayla bulurduk kendimizi... Ama son zamanların insanları yeryüzünü talan ederken beraberinde sevgilerini ve diğer tüm insanı duygularını da bir hiçe kurban ediyor. Sanıyorum ki bu durumu ancak böyle izah edebilirim. "Tabiata saygısı olmayan kendisine ve insanlığa da saygısı olmazmış."  Oysa insan sevginin tanımını öğrenmeye başlarken koruyucu kalkanını giymeli. Çünkü içinde...

Heft Reng'ten Satırlar 7

Resim
Sanırım insan, aynı göğün altında buluştuğu için, aynı topraklara ayak bastığı için, aynı pınarlardan su içtiği için ve daha bir çok şey için kendisinden çok herkes için eyleme geçme gücünü bulmalı kendinde. Doğrusu insan zindanından dışarıya adım atmadığı sürece kendini hep mahkum olarak görür. İyiliğe, dünyaya ve insana dair her şeyde umudunu yitirmiş bulur. Aslında insanın umudu var etme süreci kendisine yaptığı bir iyilik olarak görülebilir. -------------------@heft_reng----------------- Düşümüz kadar var kuramadığımız düşler kadar yokuz. Eksik olan cümleler değil sadece eksiklik koca bir sessizliğe sürüklemiş bizi... Hapsolduğumuz yalnızlığımızda bucalarken bir kaç ritimle telafi ediyoruz onca anıları... --------------------@heft_reng---------------- Tesadüflerin tüm güzelliklerde buluşacağına inanıyorum. Sadece o güzelliklerde kendimize bir pay çıkarmayı bilelim. Kuşlar uçuşa dursun, hayatın kısalığını fırsat bilelim. -------------------@heft_reng----------------- Odanın baş köşe...

Kelimelerin boğazda düğümlenmesi

Resim
Son zamanlarda kelimelerin boğazda düğümlenmesinin ne olduğunu çok iyi bir şekilde öğrendim. Bir ah çekip bunu içinde saklamanın ne kadar ağır bir yaraya dönüştüğünü, mekanın içinde hapsolmanın ve tüm hüzünlerin içten içe süzülmesini öğrendim. Başımı yastığa koyduğumda bitmeyen sonsuz tane düşüncenin esirine dönüşürken, kendimle mücadelemde neden galip gelmem gerekeceğini bilmeden amansız bir savaşta ne kadar yorulduğumu fark edemiyorum.  Benim için durum böyleyken etrafım da pek iyi değil. Bunu tüm gerçeğimle yaşıyorum. Ve anlıyorum ki acı kişisel olarak yaşadığım bir şey değil bütünüyle etrafımı saran bir şey... Son zamanların kelime darcığına sıkışmış boğazım hiç bir teselliye mahal verecek durum da değil... Öylece her şey kendini bir yokuşa sürüklemeye başlıyor. Her şey sıkıcı ve bunaltıcı bir hal almaya başlıyor...  Tüm bu süreçlerin sonunda hala burdayım. Ve bir şey yapacak takat bulamıyorum kendim de... Buna rağmen biraz daha ayağa kalkma vakti olduğunu biliyorum. Onun ...